margin: 0px; margin-top: 30px; } td { font-family: "Trebuchet MS"; verdana, arial, sans-serif; font-size: 10pt; line-height: 1.7; color: #200000; } td.title { border-bottom: 1px dashed #200000; } td.leftside { padding: 10px; padding-left: 0px; text-align: justify; } td.rightside { padding: 10px; border-left: 1px dashed #000000; line-height: normal; } td.eyes { padding-left: 10px; padding-bottom: 3px; } div.avatar { float: left; margin: 5px; margin-left: 0px; margin-bottom: 0px; } h2 { font-family: "Trebuchet MS"; verdana, arial, sans-serif; font-size: 20pt; color: #200000; margin-bottom: 12px; } h3 { font-family: "Trebuchet MS"; verdana, arial, sans-serif; font-size: 10pt; color: #000000; margin-bottom: 2px; } font.gray { color: #000000; } div.author { margin-top: 3px; margin-bottom: 6px; } a:link { color: #000000; } a:visited { color: #000000; } a:hover { color: #000000; }
http://suleyukselsenler.blogcu.com/

KONUŞAN FOTOĞRAFLAR

18/11/2007 - ŞULE YÜKSEL ŞENLER
Kategori: Kitaplar



"Bizim Türkiye'de ilk defa tesettür mücadelesini başlattığımız tarihten bu yana aradan tam 40 yıl gibi uzun bir zaman geçti. Bugün bu acizin anılarını okuyanların çoğu, o tarihlerde henüz hayatta bile değillerdi...
Benim gitgide ahirete yaklaştığım şu ahir ömrümde, benden bu dinlediklerinizi sizlere bir emanet ve bir miras olarak bırakıyorum..."

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

16/11/2007 - Sabır ve Dua
Kategori: Kitaplar

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

12/5/2007 - Su Üstüne Yazı Yazmak
Kategori: Kitaplar

Bu kitap, yazarının Süfilik yolunda yaşadığı serüvenini akıcı fakat derinlikli bir anlatımıdır. Yazar bu serüveninin, bir müslüman olarak Süfilikle ilk karşılaşmasından başlatıp, Şeyhinin rehberliğinde geçirdiği uzun yıllardan sonra eriştiği dervişliğe ve ötesine kadar götürüyor. Muhyiddin Şekur sık sık heyecan verici bir tona ulaşan ve hemen her yerinde Süfi geleneğin hikmetinin yankılandığı eğlenceli bir üslupla sizi de içine çeken bir serüveni anlatıyor.


Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

12/11/2006 - KİTAP TANITIMI
Kategori: Kitaplar






Gençlik yıllarımda, babam bana asla unutmayacağım bir şey söylemişti: “Oğlum, doğduğunda bütün dünya sevinirken sen ağlıyordun. Öyle bir yaşam sür ki, öldüğünde sen sevinirken bütün dünya ağlasın.” Hayatın anlamını unuttuğumuz bir çağda yaşıyoruz. Bir insanı kolaylıkla Ay'a gönderebiliyoruz, ancak karşı dairemize yeni taşınan komşumuzu ziyaret etmekte güçlük çekiyoruz.
George Bernard Shaw'a ölüm döşeğinde, “Hayatınızı yeni baştan yaşama fırsatınız olsaydı, ne yapardınız?” diye sorulmuş. Shaw biraz düşünmüş ve sonra derin bir iç çekişle, “Olabileceğim, ama asla olmadığım kişi olmak isterdim,” demiş.
Aynı şeyin sizin başınıza da gelmemesi için bu kitabı yazdım.
O halde siz bu kitaba başlarken, size soruyorum:
Siz öldüğünüzde ardınızdan kim ağlayacak?
Bu gezegenden gitme ayrıcalığına ulaştığınız zaman kaç yaşamı etkileyeceksiniz?
Sizi takip eden nesiller üzerinde nasıl bir etki bırakacaksınız?
Son nefesinizi vermeden önce arkanızda bırakacağınız imza ne olacak?









Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

12/11/2006 - KİTAP TANITIMI
Kategori: Kitaplar


'Arkadaşlar bizim yüzümüzden dersin iptal edildiğini anlayınca yavaş yavaş sınıfı terk etmeye başladılar. Sınıfta iki başörtülü yapayalnız kalmıştık. Giden arkadaşların gözünde artık biz sınıfın en çalışkan iki kızı değil, 'dersi sabote eden türbanlılar' dık...''
''Bu zulüm, hepimizi birer aksiyon adamı çıkardı. Oysa eskiden pek de farkımız yoktu diğerlerinden. Bir namazımın, bir de başörtümüz vardı. En çok derslerimizle ilgilenirdik. Bazen de kültürel faaliyetler...''
''Başörtüsü benim bir parçam. Onu takmazsam kendimi çıplak hissedeceğim, biliyorum. Ve onu çıkardığım anda, benden geriye bir enkazın kalacağını da biliyorum. Hiç günah işlemiyor değilim. Ama hiçbirisi başına açmak gibi değil, onların sürekliliği yok. Oysa başörtüsünü çıkardığımda, her sabah aynaya bakarken günahkar bir yüze bakıyor olduğunu hissetmek beni mahvedecektir...''


Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

12/11/2006 - KİTAP TANITIMI
Kategori: Kitaplar








"Zaman yeniden başlar gibiydi. Aşk yeniden yuvalarına dönüyordu. Göz göze geldiler. Geçmişin tatlı hatıralarını yanlarına alarak sarıldılar. Araya giren mesafeler tükendi. Sanki Ferhad dağı gelmiş gibi, Mecnun çölü bitirmiş gibiydi. Kolaylaşmıştı her şey.
Yaşlı gözleriyle birbirlerine ne zamandır bu kadar içten bakamadıkları için derin bir pişmanlık duydular.
"Gerçekten pişman olduğunu anladım" dedi kadın. Sözlerinden çok gözleriyle konuşarak. "..anladım." dedi."
Senai Demirci "aşka ve evliliğe dair" kısa, ama hikmet ve hakikat dolu öyküler sunuyor okuyucusuna. Aşkın sırlarını ifşa eden bilgece öyküler..

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

12/11/2006 - KİTAP TANITIMI
Kategori: Kitaplar




Hamdım, piştim, yandım...
İlahi aşkı ruhunda bütünleştirmiş, ariflerin arifi ünlü Türk Mevlana'nın her dönemde her insana rehberlik eden sözlerinden ve öğütlerinden bir seçki yapmak oldukça zor; ama Ziya Elitez'in bu deneysel çalışması bir zaman sonra başucu kitabınız olacak. Her aşk ve iman sahibi insanın Mevlana'dan her zaman öğrenecek bir şeyi vardır. O, gönüllerde parlayan bir ışıktır.

-Gel, gel, gel! Ne olursan ol yine gel!
-Suyun susuzu kandırması gibi, doğru söz de kalbe temizlik getirir.
-Aynı dili konuşanlar değil, aynı duyguyu paylaşanlar anlaşır.
-İyi dostu olanın aynaya ihtiyacı yoktur.
MEVLANA



Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

12/11/2006 - KİTAP TANITIMI
Kategori: Kitaplar


Bir süredir televizyonda devam eden Küçük Şeyler adlı program bu kitabın oluşumuna ilham verdi. Üstün Dökmen Küçük Şeyler kitabında temel konulara, özellikle toplumun ihtiyacı olduğunu düşündüğü ve seminerlerinde izleyenlerin etkilendiklerini gözlemlediği konulara değiniyor. Programda ele alınan bazı konuların genişletilmesi ve yeni konuların eklenmesiyle oluşan kitabın çerçevesi insan ilişkileri, iletişim hataları, yaşama sevinci, çocuklarla iletişim, eşlerle iletişim, rollerimiz, kadın-erkek eşitliği...
Küçük Şeyler, etrafımızdaki pozitif şeyleri görüp hayatımızdaki zorlukları, tuzakları yok saymayan, aksine tüm detaylarıyla -Küçük Şeyler’le- bir kez daha gözler önüne seren, verdiği ipuçlarıyla yaklaşım ve davranışlarımıza ışık tutan bir eser.

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

12/11/2006 - KİTAP TANITIMI
Kategori: Kitaplar








Taşın boyanmasıydı adet olan, sıra boyamalara geldi. Yontucunun, kullandığı boyalara güveni sonsuzdu. Asırlarca dayanacaklarını, solmayacaklarını, bambaşka renklere dönüşmeyeceklerini biliyordu. Kimi bir deniz kabuğunun, kimi bir çömlek parçasının içinde karıştırdı renkleri. İstese, sonsuz sayıda renk elde edebilirdi. İstemedi. Kimi iç açıcı, kimi kasvet verici, ama hepsi de canlı ve kalıcı renklerle yetindi. Gözlerini karla hiç ovmamış kadınların ülkesinde buz mavisi, yağmur grisi gibi, kar beyazının da adı olmazdı elbet ama renklerin en zor olanı, kendisinden başka bütün renkleri yutanı, renksizlik kılanı, göz yakıcı çiğ beyaz bile onun duvar resimlerinde yumuşadı, uysallaştı. Hacmini buldu, boyun eğdi, renklerden bir renk oldu. En çok da bir yıldız ırmağının üzerinde akan lacivert gökyüzünün altında güzel durdu. Çünkü kraliçe her defasında yıldızlı gök altında beyaz bir elbise giyiyor oluyordu.
Yontucu her şeyi üstün bir gerçekçilik duygusuyla tamamladı. Tasvirleri arasında bu gerçekçilikle bağdaşmayan tek sahne, lacivert ırmağın burgaçlı dalgaları arasına saldığı, batacağı ya da yol alacağı zamanın tek anlık aynasından belli olmayan taş geminin üzerine kaldı. Onun da tek yolcusu vardı.

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

11/11/2006 - KİTAP TANITIMI
Kategori: Kitaplar


Bir ömür boyu bu yolculuğu beklemiştin. Belki kalbini gidenlerle oralara gönderdin, belki ruhunla hayali tavaflar ettin. Şimdi ayaklarınla basa basa yola düştün bile. Belki daha önce uzun yolculuklara çıkmıştın, belki daha önce de hacca gitmiştin. Bilmelisin ki, hac yolculuğu diğer yolculuklardan farklıdır ve ayrı bir yöndedir. Şimdi hergün beş vakit yöneldiğin kıblene doğru yöneldin. Şimdi çokluktan birliğe uçuyorsun. Şimdi kendini keşfe gidiyorsun. Vardığın yerde kendini yeniden tanıyacak ve tamamlayacaksın. Daha önce hacca gitmiş olsan da , yine, yeniden yeni heyecanlar yüklenmelisin. Her hac yeganedir, bir tanedir. Kaç kez gidersen git hacı olma heyecanı hep tazedir ve hep ilk kez hacı olmanın heyecanını taşıyor olmalısın. Yoksa tekrar gitme ihtiyacını niye hissediyor olasın? Bu ilk heyecan olmayabilir ama ya son haccınsa!...

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Müslüman, toprak gibi olmalı. Hepimiz topraktan çıkıp, toprağa döneceğimiz gibi; herkes, ama herkes, içinde yetişip büyüdüğü [yere yöreye] bir gün geri döneceğini, [hesaba çekileceğini] bilmeli.

Kategoriler

Arkadaşlarım

mucahid23
sadakat ...
onlaruyurken
bferi
affeyleallahim
yabanavuclar
cemrenur991
dogusundogusu
mustafabalci
sosyalmesele
apolitik
shakird
5n1kbysello
sevgigezegeni
bedish
netsozlugu
aliosmantezcan
samiyusufturkiye
suleyukselsenler